ölesim var bu akşam,
sessizce
ve
en hızlısından...
kimse öldüğümü anlamadan,
sktir olup gidesim var!
olur ya bazen böyle...
hani yol da biter, benzin de.
gıkımı çıkarmadan,
bi köşede bitesim var!
tükendi umutlarım,
iyice alıştım artık.
iflah olmaz bu kafa,
ne çare var, ne şifa...
şu hastalıklı ruhumu,
dipsiz bi kuyuya itesim var!
bulamadım eşini...
en çok da sevişini,
özledim be anne!
bi gün pat diye çıkıp,
sana gelesim var.
bir yudum suyumdun,
belki de en kötü huyumdun.
baktım olacak gibi değil.
kalbimi ikiye bölesim var!
ağrıyan yarısını kedilere,
ağlayan yarısını sevgiliye veresim var.
senden vazgeçmek mi..?
olur mu sevgili..!
kendime fena halde,
eziyet edesim var.
26.08.2013
30 Ağustos 2013 Cuma
24 Ağustos 2013 Cumartesi
şiir 71182
kanlı ellerinle söküp attığından beri kalbimi,
aklım konuşuyor içimde!
yerine koyduğum ucube
pek de ahmak!
kocaman bir yalanı sevip durdu,
mutlu olduğunu sanarak.
kaybettiğim onurumu
ve
açıklayamadığım bu durumu,
aklımla yaşatıyorum kendimden utanarak.
kurguladığım onca filme inat,
çıkmıyor o sahne bu hikayeden...
hatta yerine yenileri ekleniyor.
geride bana bıraktığın bu aptal yürek,
artık sadece yalanları seviyor!
onu...
ancak aklımla karıştırıp,
kendi gözlerimle nasırlaştırıp,
küllenmeyen ateşlerde pişiriyorum..
tükettiğim sevdalara
ve
kuruttuğum gözyaşlarıma yanıyorum,
içim sızlayarak..!
tepeden tırnağa iğrenerek baktığım suratım,
tükürüldükçe yüzsüzleşiyor!
aklıma danıştıkça,
zavallı ucubem benden uzaklaşıyor...
şimdi elimde kocaman bi yalnızlık,
tam sol yanımda çivili bi kazık,
kendi mihracıma çıkıyorum...
sevgili yalanım içimde,
her gün aynı biçimde,
kaçtığım ateşe yeniden düşüyorum!
kaç kez kapanacak son perde..?
kaç kez inecek bu "son" darbe..?
o diil de...
akıl,
bu şiirin neresinde..?
25.08.2013
aklım konuşuyor içimde!
yerine koyduğum ucube
pek de ahmak!
kocaman bir yalanı sevip durdu,
mutlu olduğunu sanarak.
kaybettiğim onurumu
ve
açıklayamadığım bu durumu,
aklımla yaşatıyorum kendimden utanarak.
kurguladığım onca filme inat,
çıkmıyor o sahne bu hikayeden...
hatta yerine yenileri ekleniyor.
geride bana bıraktığın bu aptal yürek,
artık sadece yalanları seviyor!
onu...
ancak aklımla karıştırıp,
kendi gözlerimle nasırlaştırıp,
küllenmeyen ateşlerde pişiriyorum..
tükettiğim sevdalara
ve
kuruttuğum gözyaşlarıma yanıyorum,
içim sızlayarak..!
tepeden tırnağa iğrenerek baktığım suratım,
tükürüldükçe yüzsüzleşiyor!
aklıma danıştıkça,
zavallı ucubem benden uzaklaşıyor...
şimdi elimde kocaman bi yalnızlık,
tam sol yanımda çivili bi kazık,
kendi mihracıma çıkıyorum...
sevgili yalanım içimde,
her gün aynı biçimde,
kaçtığım ateşe yeniden düşüyorum!
kaç kez kapanacak son perde..?
kaç kez inecek bu "son" darbe..?
o diil de...
akıl,
bu şiirin neresinde..?
25.08.2013
22 Ağustos 2013 Perşembe
şiir 11111
ağlamak isyandır en salağından!
neye
ve
kime ettiğini bilemediğin...
kanayan en derin yarana,
tuz basmaktır ağlamak!
en koyu karanlığın koynuna girmektir usulca
ve
en derinden haykırmaktır,
içinde boğulan çocuğun sesiyle!
bağıra çağıra ilan-ı aşktır ağlamak.
yanlış anlaşılmaya,
karşılıksız kalmaya mahkum,
cevapsız bi mektuptur.
zamansız patlayan bahar dalıdır ağlamak!
hiç bi mevsime yakışmaz...
22.08.2013
neye
ve
kime ettiğini bilemediğin...
kanayan en derin yarana,
tuz basmaktır ağlamak!
en koyu karanlığın koynuna girmektir usulca
ve
en derinden haykırmaktır,
içinde boğulan çocuğun sesiyle!
bağıra çağıra ilan-ı aşktır ağlamak.
yanlış anlaşılmaya,
karşılıksız kalmaya mahkum,
cevapsız bi mektuptur.
zamansız patlayan bahar dalıdır ağlamak!
hiç bi mevsime yakışmaz...
22.08.2013
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)