27 Ağustos 2019 Salı
lazım...
yapacak ne çok iş var!
tanışılacak ne çok insan,
uğurlanacak bi ton dert,
umutlanacak kaç yarın kim bilir!
verilecek dünya kadar söz,
içine bakıp
dalıp gidilecek nice göz,
tutulacak binlerce el var.
harcanacak emek,
yorulacak kafa,
atacak yürek gerek!
durma zamanı değil!
şimdi ayağa kalkıp,
yürümek gerek...
26.08.2019
19 Mayıs 2019 Pazar
değişiyor olabilirim
çok geç kalmış olabilirim.
korkarım ki,
tepeden tırnağa
her şeyimle yanlış olabilirim.
ne bir iz,
ne bir ışık...
kalbim beynimde sıkışık.
üstelik!
cep delik,
cepken delik.
bulamadım kurşuna
tek metelik!
mermiye kafa atıyor olabilirim.
sokaklar hep aynı,
aynı aynalar,
aynı çirkin yüz!
pis aynalara baka baka,
tanıdıkça kendimi,
kendimden kaçıyor olabilirim.
kör bir köpek gibi,
güpegündüz kaybolmuş olabilirim!
sahte adreslerim var
ve
yalancı tariflerim.
çıkmaz yollara çıkar
benim bütün ümitlerim.
tükendikçe başlar,
hissettiklerim!
yalan bir aşkın peşinde,
ölesiye koşmuş olabilirim...
ellerim kan içinde,
hepsinin faili benim.
ne hayaller yıktım.
ne hevesler kırdım,
onu bir tek
ben bilebilirim...
sanırım ancak,
cehennemde yanacak,
söndükçe harlanacak,
bir ruhun bedeni olabilirim.
yüreğim katran karası...
yattığım yer tavan arası.
kimyasalla organik kavgası
kim bilir bu neyin kafası?
göğü yırtan bir çığlık gibi,
bitmiyor yarası!
günlerce
ve
sessizce,
hem de kendi içime,
kimseler görmeden kanamış olabilirim!
üstelik!
ben böyle bir hayatı yaşamış olabilirim.
oldukça çaresiz
ve
son derece edepsiz
bir dilenci gibi,
dilenirken affımı
bir gaf yapmış olabilirim.
cezam belli,
suçum sabit!
daralıyor gitgide vakit.
yok mu üstünde biraz nakit.
parasızlıktan mı nedir?
infazımı bekliyor olabilirim...
bir adımda ölüm,
bir adımda yokluğunla
sevişiyor olabilirim.
tut beni ey peri!
bir adım gel yeter.
ne olabilir bundan beter?
beni bundan sonra
ne keser?
bu tramvay garaja gider!
kaldıysa son bi iki durak,
kimi yemyeşil,
kimi kurak!
ölmüş eşşeğin
aklına gelmez
hain kurttan korkmak!
bu son diye diye,
sonum eğer böyleyse.
pişmanlıklara bata çıka değişiyor olabilirim!
19.05.2019
13.12.2012 tarihinde yazmış olduğum "şiir 63928" şiirinin yeniden yazılmış halidir.
korkarım ki,
tepeden tırnağa
her şeyimle yanlış olabilirim.
ne bir iz,
ne bir ışık...
kalbim beynimde sıkışık.
üstelik!
cep delik,
cepken delik.
bulamadım kurşuna
tek metelik!
mermiye kafa atıyor olabilirim.
sokaklar hep aynı,
aynı aynalar,
aynı çirkin yüz!
pis aynalara baka baka,
tanıdıkça kendimi,
kendimden kaçıyor olabilirim.
kör bir köpek gibi,
güpegündüz kaybolmuş olabilirim!
sahte adreslerim var
ve
yalancı tariflerim.
çıkmaz yollara çıkar
benim bütün ümitlerim.
tükendikçe başlar,
hissettiklerim!
yalan bir aşkın peşinde,
ölesiye koşmuş olabilirim...
ellerim kan içinde,
hepsinin faili benim.
ne hayaller yıktım.
ne hevesler kırdım,
onu bir tek
ben bilebilirim...
sanırım ancak,
cehennemde yanacak,
söndükçe harlanacak,
bir ruhun bedeni olabilirim.
yüreğim katran karası...
yattığım yer tavan arası.
kimyasalla organik kavgası
kim bilir bu neyin kafası?
göğü yırtan bir çığlık gibi,
bitmiyor yarası!
günlerce
ve
sessizce,
hem de kendi içime,
kimseler görmeden kanamış olabilirim!
üstelik!
ben böyle bir hayatı yaşamış olabilirim.
oldukça çaresiz
ve
son derece edepsiz
bir dilenci gibi,
dilenirken affımı
bir gaf yapmış olabilirim.
cezam belli,
suçum sabit!
daralıyor gitgide vakit.
yok mu üstünde biraz nakit.
parasızlıktan mı nedir?
infazımı bekliyor olabilirim...
bir adımda ölüm,
bir adımda yokluğunla
sevişiyor olabilirim.
tut beni ey peri!
bir adım gel yeter.
ne olabilir bundan beter?
beni bundan sonra
ne keser?
bu tramvay garaja gider!
kaldıysa son bi iki durak,
kimi yemyeşil,
kimi kurak!
ölmüş eşşeğin
aklına gelmez
hain kurttan korkmak!
bu son diye diye,
sonum eğer böyleyse.
pişmanlıklara bata çıka değişiyor olabilirim!
19.05.2019
13.12.2012 tarihinde yazmış olduğum "şiir 63928" şiirinin yeniden yazılmış halidir.
20 Ocak 2015 Salı
gidesim var...
sebepsiz yere ölesim var.
son selamı kırdığım kalplere verip,
kalbi kırıkların yanına gidesim var!
yolum uzundu, yüküm ağır...
yetti artık,
son durakta durasım var!
kanımla suladığınız
bu topraklara yatasım var!
karanlığı alnımdaki kızıl kanla yırtasım var...
kaç cana kıyıldı,
kaç ocak söndü bir bir sayasım var...
katile, katil!
hırsıza, hırsız diyesim var!
çok sıkıldım artık,
bu oyuna bir son veresim var...
alın sizin olsun!
bütün inançlarınız,
yere batası kazançlarınız, çıkarlarınız...
benim verecek son bir nefesim var!
20.01.2015
Hrant ahparig'in, Sevag Balıkçı'nın ve bütün gidenlerin anısına...
son selamı kırdığım kalplere verip,
kalbi kırıkların yanına gidesim var!
yolum uzundu, yüküm ağır...
yetti artık,
son durakta durasım var!
kanımla suladığınız
bu topraklara yatasım var!
karanlığı alnımdaki kızıl kanla yırtasım var...
kaç cana kıyıldı,
kaç ocak söndü bir bir sayasım var...
katile, katil!
hırsıza, hırsız diyesim var!
çok sıkıldım artık,
bu oyuna bir son veresim var...
alın sizin olsun!
bütün inançlarınız,
yere batası kazançlarınız, çıkarlarınız...
benim verecek son bir nefesim var!
20.01.2015
Hrant ahparig'in, Sevag Balıkçı'nın ve bütün gidenlerin anısına...
5 Kasım 2014 Çarşamba
günaydın
götünüzde uçan pireleri sayarım ben...
üşenmem,
iki elim kanda olsa
doğurturum güneşi,
bir ebe gibi dikkatli...
saçma yazılar yazarım olur olmadık yere.
sonra bi haller olur da bazen,
uyku diye
ölmeye yatarım sabaha karşı!
sabah uyandığıma mı küfredeyim,
sokaktan gelen bomba seslerine mi...
bilemem!
bi de isim koymuşlar buna,
"yaşamak" diye!
06.11.2014
üşenmem,
iki elim kanda olsa
doğurturum güneşi,
bir ebe gibi dikkatli...
saçma yazılar yazarım olur olmadık yere.
sonra bi haller olur da bazen,
uyku diye
ölmeye yatarım sabaha karşı!
sabah uyandığıma mı küfredeyim,
sokaktan gelen bomba seslerine mi...
bilemem!
bi de isim koymuşlar buna,
"yaşamak" diye!
06.11.2014
16 Ekim 2014 Perşembe
kıramadık ki...
kırık bile değildi bizimkisi...
birbirimizi kırdık en fazla!
hikayeye sıra gelmedi bile.
sevdikçe kırıldım,
sen parçaladıkça büyüdü aşkım...
hiç bütün olamadı ama,
beni tepeden tırnağa yaktı be sevgili!
kırık bi aşk hikayesi olamadık
lakin,
kıra döke yaşadık bu hikayeyi.
hem kendimizi...
hem kalplerimizi...
ne yalan söyleyeyim...
herkesi!
16.10.2014
birbirimizi kırdık en fazla!
hikayeye sıra gelmedi bile.
sevdikçe kırıldım,
sen parçaladıkça büyüdü aşkım...
hiç bütün olamadı ama,
beni tepeden tırnağa yaktı be sevgili!
kırık bi aşk hikayesi olamadık
lakin,
kıra döke yaşadık bu hikayeyi.
hem kendimizi...
hem kalplerimizi...
ne yalan söyleyeyim...
herkesi!
16.10.2014
23 Eylül 2014 Salı
ararken
hep bi "şey" arar insan...
bi ışık,
bi dal,
bi el...
bi omuz bazen.
bi yürek her zaman.
sen benim ışığımsın,
en karanlık anımda yolumu bulduracak...
dalımsın,
o son kuyuya düşerken tutunacak!
aradığım elsin,
bomboş ellerimi tutacak.
küçücük omuzumsun,
ağrıyan başımı yaslayacak.
kocaman bi yüreksin,
beni
her halimle...
her zaman...
hiç sıkılmadan
sevecek..!
kızım!
biliyorum!
sen,
beni bu dünyada affedecek tek insansın...
23.09.2014 Beril Ezgi'ye...
bi ışık,
bi dal,
bi el...
bi omuz bazen.
bi yürek her zaman.
sen benim ışığımsın,
en karanlık anımda yolumu bulduracak...
dalımsın,
o son kuyuya düşerken tutunacak!
aradığım elsin,
bomboş ellerimi tutacak.
küçücük omuzumsun,
ağrıyan başımı yaslayacak.
kocaman bi yüreksin,
beni
her halimle...
her zaman...
hiç sıkılmadan
sevecek..!
kızım!
biliyorum!
sen,
beni bu dünyada affedecek tek insansın...
23.09.2014 Beril Ezgi'ye...
2 Eylül 2014 Salı
bi kez daha!
kalk gidelim, zaman!
sen umutlarımı taşı,
keşkelerim bende...
bak son durak yine hazan!
biletler yandı,
şimdi başlar yağmur!
dikkat et ıslanmasın saçların...
ellerin üşümesin!
uyanma sakın,
güneşsiz bir sabaha.
bırak şu köşeye sessizce,
ben kendim giderim bundan sonrasını.
defalarca gitmedim mi..?
adam sen de!
ben bitmedim mi..?
her yerim acıyor,
onursuz bir hayvan gibi!
kapat gözlerini
ve
öldür
en derinindeki,
en temiz
duygunu
ve
kendi içine söyle
aklına ilk geleni!
patlar hava birazdan!
bu sıkıntı beni patlatır...
sokağın başında bir akordiyon,
çirkin bir şarkı çalıyor.
üstelik,
yüzüm kadar çirkin,
ruhum kadar çıplak...
gün battı batacak,
haydi!
ört kapını,
uyut...
ve
unut..!
03.09.2014
sen umutlarımı taşı,
keşkelerim bende...
bak son durak yine hazan!
biletler yandı,
şimdi başlar yağmur!
dikkat et ıslanmasın saçların...
ellerin üşümesin!
uyanma sakın,
güneşsiz bir sabaha.
bırak şu köşeye sessizce,
ben kendim giderim bundan sonrasını.
defalarca gitmedim mi..?
adam sen de!
ben bitmedim mi..?
her yerim acıyor,
onursuz bir hayvan gibi!
kapat gözlerini
ve
öldür
en derinindeki,
en temiz
duygunu
ve
kendi içine söyle
aklına ilk geleni!
patlar hava birazdan!
bu sıkıntı beni patlatır...
sokağın başında bir akordiyon,
çirkin bir şarkı çalıyor.
üstelik,
yüzüm kadar çirkin,
ruhum kadar çıplak...
gün battı batacak,
haydi!
ört kapını,
uyut...
ve
unut..!
03.09.2014
23 Ağustos 2014 Cumartesi
ağlarım ben olsam
ağla!
içindeki beni boğmak için...
ağla!
aynaya her baktığında,
ya da
dümeni kırılmış gönlünü avutamadığında...
ağla!
kuruttuğun her fesleğenin yerine yenisini koyduğunda,
ya da
dua etmeyi unuttuğun her gecenin sabahında...
ağla!
iyi gelir bu havalarda,
olmadı vicdanın rahatlar!
ağla!
bi konser çıkışında,
uzaklaşırken bi taksinin içinde,
arkana her bakışında...
ağla!
beni her unutmaya çalıştığında...
ağla!
her selam verdiğinde,
bi sela verildiğinde!
23.08.2014
Sezen Aksu'nun yüksek müsaadeleriyle.
içindeki beni boğmak için...
ağla!
aynaya her baktığında,
ya da
dümeni kırılmış gönlünü avutamadığında...
ağla!
kuruttuğun her fesleğenin yerine yenisini koyduğunda,
ya da
dua etmeyi unuttuğun her gecenin sabahında...
ağla!
iyi gelir bu havalarda,
olmadı vicdanın rahatlar!
ağla!
bi konser çıkışında,
uzaklaşırken bi taksinin içinde,
arkana her bakışında...
ağla!
beni her unutmaya çalıştığında...
ağla!
her selam verdiğinde,
bi sela verildiğinde!
23.08.2014
Sezen Aksu'nun yüksek müsaadeleriyle.
22 Ağustos 2014 Cuma
eyvah! kızım büyüdü.
bayrak yarışı gibi sanki...
her aldığın yaşta, yeni bir bayrağı alıyorsun benden.
iyiler de var bunların arasında,
kötüler de...
benim gibi izliyorsun,
güzel bir filmi.
benim gibi seviyorsun rakıyı,
benim gibi saklıyorsun satır aralarına,
yüreğinden kopanları.
benim gibi sevmiyorsun gözyaşlarını paylaşmayı.
gururunu bir kalkan gibi kuşanıp,
yeri geldiğinde paspas gibi çiğniyorsun
benim gibi...
güzel kızım,
dikkat et..!
gitgide bana benziyorsun!
ve
ben,
gitgide kendimi görüyorum her baktığımda sana...
benden söylemesi,
sen, sen ol!
çok yüz verme babana
22.08.2014
21 Ağustos 2014 Perşembe
bayati makamı
geçiyor bizim zamanlarımız...
değişik bi dünyaya bakıyorum her sabah uyandığımda.
aşkın rengi de değişti,
ekmeğin kokusu da...
korkarım babam da bundan öldü!
ne yürüdüğüm yol aynı,
ne yoldan geçenler...
ben bile,
eski ben değilim artık!
yüreğimi martıların kanadına takıp,
ardıma son bi kez bakıp...
gidecektim ya buralardan,
hadi ulan ordan!
derman mı kaldı dizlerimde..?
acıdan gayrı bi şey yok!
yüreğimin izlerinde...
ölüyorum...
tut beni anne.
çaresizce,
düşüyorum..!
vazgeçtim yaşamaktan,
yoruldum nefes almaktan,
çıplak bir ruh kadar
üşüyorum!
21.08.2014
değişik bi dünyaya bakıyorum her sabah uyandığımda.
aşkın rengi de değişti,
ekmeğin kokusu da...
korkarım babam da bundan öldü!
ne yürüdüğüm yol aynı,
ne yoldan geçenler...
ben bile,
eski ben değilim artık!
yüreğimi martıların kanadına takıp,
ardıma son bi kez bakıp...
gidecektim ya buralardan,
hadi ulan ordan!
derman mı kaldı dizlerimde..?
acıdan gayrı bi şey yok!
yüreğimin izlerinde...
ölüyorum...
tut beni anne.
çaresizce,
düşüyorum..!
vazgeçtim yaşamaktan,
yoruldum nefes almaktan,
çıplak bir ruh kadar
üşüyorum!
21.08.2014
2 Temmuz 2014 Çarşamba
alevin şiiri
uykular haram bu gece!
Madımak yanıyor hala...
ay ışığı değil vuran yüzüme,
canların alevi ışıtıyor karanlığı...
o kahpe!
o sinsi!
o yüreksiz meydanı.
hiç rahat nefes alamadım,
o kara duman çökeli!
rahat yüzü görmesin
insanlığın katilleri!
korkmalısın ey cani!
iki temmuz unutulmaz...
bedenler yanar tutuşur da,
türküler yanmaz..!
türküler yanmaz..!
02.07.2014
28 Mayıs 2014 Çarşamba
yıldönümü
gençtiler...
ne de çoktular!
tertemiz çocuktular.
şarkılarla yırttılar karanlıkları
ve
sesleri seslerimiz oldu.
kocaman yürekleriyle,
kocaman hırsları yerle bir ettiler!
zulme
ve
zalime
kafa tuttular korkmadan...
hem de en gülen yüzleriyle!
büyüdüler
ve
güdük kalmış bütün umutlarımızı,
yeniden büyüttüler
körpecik bedenlerinde!
canlarıyla suladılar yüreğimizin
en kurak köşelerini...
bütün dünyaya haykırdılar...
bir başka olur bu memleketin "mayıs"ları!
28.05.2014
ne de çoktular!
tertemiz çocuktular.
şarkılarla yırttılar karanlıkları
ve
sesleri seslerimiz oldu.
kocaman yürekleriyle,
kocaman hırsları yerle bir ettiler!
zulme
ve
zalime
kafa tuttular korkmadan...
hem de en gülen yüzleriyle!
büyüdüler
ve
güdük kalmış bütün umutlarımızı,
yeniden büyüttüler
körpecik bedenlerinde!
canlarıyla suladılar yüreğimizin
en kurak köşelerini...
bütün dünyaya haykırdılar...
bir başka olur bu memleketin "mayıs"ları!
28.05.2014
16 Mayıs 2014 Cuma
kömür
yüreğin sıkışır hani...
ağız dolusu küfürler üşüşür diline!
gözün kurur, ağzın kurur...
tanımadığın adamların resimlerine bakıp,
tanımadığın insanların acısına yanarsın ya!
yakarken ısınamadığın kömür,
yanarken acıtır tenini!
düşünmezsin yaşarken
ve...
hep yaşayacağım sanırsın
ve...
ölüm,
en ummadığın anda atar şamarını.
en unutmuşken
ve
en hayattayken!
söversin açlığa,
söversin yoksulluğa...
acıya
ve
en çok da yazgıya!
şaşarsın ya...
karanın bu kadar beyaz olduğuna,
hayatta kalmanın bu kadar zor olduğuna.
şaşarsın ya...
bir somun ekmeğin,
bu kadar pahalı olduğuna!
bir güvercin kadar savunmasız
ve
bir bebek kadar çaresiz adamlara,
ağıtlar yakarsın.
kendi ağıdını duyamayacak olman avutur mu seni..?
kendi katiline "siktir!" çekemeden ölmektir asıl öldüren seni...
17.05.2014
ağız dolusu küfürler üşüşür diline!
gözün kurur, ağzın kurur...
tanımadığın adamların resimlerine bakıp,
tanımadığın insanların acısına yanarsın ya!
yakarken ısınamadığın kömür,
yanarken acıtır tenini!
düşünmezsin yaşarken
ve...
hep yaşayacağım sanırsın
ve...
ölüm,
en ummadığın anda atar şamarını.
en unutmuşken
ve
en hayattayken!
söversin açlığa,
söversin yoksulluğa...
acıya
ve
en çok da yazgıya!
şaşarsın ya...
karanın bu kadar beyaz olduğuna,
hayatta kalmanın bu kadar zor olduğuna.
şaşarsın ya...
bir somun ekmeğin,
bu kadar pahalı olduğuna!
bir güvercin kadar savunmasız
ve
bir bebek kadar çaresiz adamlara,
ağıtlar yakarsın.
kendi ağıdını duyamayacak olman avutur mu seni..?
kendi katiline "siktir!" çekemeden ölmektir asıl öldüren seni...
17.05.2014
11 Mart 2014 Salı
şiir !
bekleme anne.
taze ekmek çıkmamış...
fırıncı hamur açmamış bugün.
Ali İsmail'e pusu kurmuş bütün gece!
komşulara sen söyle,
göndermesinler çocuklarını,
ekmek almaya bile!
kahvaltıya başlayın,
yetişirsem katılırım size.
sen de işe git baba,
bekleme beni.
okula gidemem bugün!
sokaklar kapalı,
evler mahpus damı!
kahpe köşe başlarını tutmuş!
vicdanlar ölmüş bugün.
maçım vardı akşamüstü,
yetişemem...
çok uzaklardayım artık,
her yer senin yüzün gibi aydınlık!
ama dönemiyorum eve,
yıldızlara koşuyorum anne...
sakın ağlama olur mu..?
artık senin yüz binlerce oğlun kızın oldu.
biliyorum yükün ağır,
puştların yürekleri sağır...
ama sen bi kez çağır!
binlerce Berkin koşacak sana.
sözü var Gezi'dekilerin,
Kadıköylülerin...
İzmir'in,
Eskişehir'in
Kızılayda direnenlerin!
sözü var bu ülkedekilerin...
ama n'olur sen de bir söz ver bana,
hep babalar gitsin artık ekmek almaya!
11.03.2014
bundan sonra bütün ekmekler bayat,
bütün sofralar bir kişi eksik olacak...
.
taze ekmek çıkmamış...
fırıncı hamur açmamış bugün.
Ali İsmail'e pusu kurmuş bütün gece!
komşulara sen söyle,
göndermesinler çocuklarını,
ekmek almaya bile!
yetişirsem katılırım size.
sen de işe git baba,
bekleme beni.
okula gidemem bugün!
sokaklar kapalı,
evler mahpus damı!
kahpe köşe başlarını tutmuş!
vicdanlar ölmüş bugün.
maçım vardı akşamüstü,
yetişemem...
çok uzaklardayım artık,
her yer senin yüzün gibi aydınlık!
ama dönemiyorum eve,
yıldızlara koşuyorum anne...
sakın ağlama olur mu..?
artık senin yüz binlerce oğlun kızın oldu.
biliyorum yükün ağır,
puştların yürekleri sağır...
ama sen bi kez çağır!
binlerce Berkin koşacak sana.
sözü var Gezi'dekilerin,
Kadıköylülerin...
İzmir'in,
Eskişehir'in
Kızılayda direnenlerin!
sözü var bu ülkedekilerin...
ama n'olur sen de bir söz ver bana,
hep babalar gitsin artık ekmek almaya!
11.03.2014
bundan sonra bütün ekmekler bayat,
bütün sofralar bir kişi eksik olacak...
.
7 Mart 2014 Cuma
şiir 62971
bizim de payımıza bu düştü
dün gece.
Ahmat Kaya içip,
aşk ağladık.
dağlara küsüp,
isyana sabahladık!
dur ulan kalkma!
otur biraz.
sen değil miydin az önce,
ağlayan avaz avaz...
kim bıraktı bu hüznü masaya,
kim eğdi yüzünü..?
koymadın mı rakıya...
buz niyetine
yüreğinden kalanları geriye...
otur ulan işte!
laflıyoruz bi yandan.
eli kulağında,
damlar şimdi Handan!
mesaide ne zamandır,
geçen haftalığını kesmiş patron.
öksürüyorum diye geceleri,
uyumadı başımda bekledi.
yoruldum oğlum artık...
bela oldum zavallıya!
e ona da yazık!
ölsem yeridir inan.
pişmanım valla çıktığıma kodesten...
anlatsana kerata!
senin bi yavuklun vardı.
babası kasap mıydı ha..?
biri kirada iki dairesi vardı.
vermediler di mi kızı sana?
oğlum çalar mı davulla dümbelek yan yana..?
ah..! bu felek var ya bu felek...
anası yollu, babası pezevenk!
Torbacı Sülo uğradı,
dün akşam ezan vakti.
öttürmek için almışlar
sabaha karşı içeri...
ıslatmışlar iyice!
bi şey de bilmiyormuş lavuk,
haybeden yemiş sopayı!
tanırsın belki
Kulaksız'dan Mehmet'i vurmuşlar,
güpegündüz sokakta!
katil kayıp,
tabancayı bulmuşlar pasajdaki helada.
hey gidi rahmetli...
ne güzel sarardı cigarayı,
incecik elleriyle sıkı yapardı zıvanayı.
tenhalaşıyoruz dolu dizgin...
eksiliyoruz an be an!
şarabın gazabından kork,
dün gece.
Ahmat Kaya içip,
aşk ağladık.
dağlara küsüp,
isyana sabahladık!
dur ulan kalkma!
otur biraz.
sen değil miydin az önce,
ağlayan avaz avaz...
kim bıraktı bu hüznü masaya,
kim eğdi yüzünü..?
koymadın mı rakıya...
buz niyetine
yüreğinden kalanları geriye...
otur ulan işte!
laflıyoruz bi yandan.
eli kulağında,
damlar şimdi Handan!
mesaide ne zamandır,
geçen haftalığını kesmiş patron.
öksürüyorum diye geceleri,
uyumadı başımda bekledi.
yoruldum oğlum artık...
bela oldum zavallıya!
e ona da yazık!
ölsem yeridir inan.
pişmanım valla çıktığıma kodesten...
anlatsana kerata!
senin bi yavuklun vardı.
babası kasap mıydı ha..?
biri kirada iki dairesi vardı.
vermediler di mi kızı sana?
oğlum çalar mı davulla dümbelek yan yana..?
ah..! bu felek var ya bu felek...
anası yollu, babası pezevenk!
Torbacı Sülo uğradı,
dün akşam ezan vakti.
öttürmek için almışlar
sabaha karşı içeri...
ıslatmışlar iyice!
bi şey de bilmiyormuş lavuk,
haybeden yemiş sopayı!
tanırsın belki
Kulaksız'dan Mehmet'i vurmuşlar,
güpegündüz sokakta!
katil kayıp,
tabancayı bulmuşlar pasajdaki helada.
hey gidi rahmetli...
ne güzel sarardı cigarayı,
incecik elleriyle sıkı yapardı zıvanayı.
tenhalaşıyoruz dolu dizgin...
eksiliyoruz an be an!
şarabın gazabından kork,
ulan kerkenez...
öldü ölecek Kanuni Süleyman!
sıkıldım oğlum artık!
bi kalkabilsem şu yataktan
alayına kalayı basıp,
kendimi mahallenin ortasına asıp
atlarım dört kolluya...
giderim onların yanına.
Yusuf yazar,
Ahmet söyler,
Müjgan'la ben ağlarım ulan!
06.03.2014
Onur Güngör için...
Yusuf Hayaloğlu'na, Ahmet Kaya'ya, Attila İlhan'a, Suphi'ye, Müjgan'a ve bütün gidenlere...
öldü ölecek Kanuni Süleyman!
sıkıldım oğlum artık!
bi kalkabilsem şu yataktan
alayına kalayı basıp,
kendimi mahallenin ortasına asıp
atlarım dört kolluya...
giderim onların yanına.
Yusuf yazar,
Ahmet söyler,
Müjgan'la ben ağlarım ulan!
06.03.2014
Onur Güngör için...
Yusuf Hayaloğlu'na, Ahmet Kaya'ya, Attila İlhan'a, Suphi'ye, Müjgan'a ve bütün gidenlere...
28 Aralık 2013 Cumartesi
şiir 12345
bazen ölmen gerekir...
bi toz zerresi olman gerekir!
sessiz sedasız, gitmen gerekir!
bıraktığın izdir aslolan,
varlığından ziyade!
bazen varlığın, yokluğundan değersizdir!
susman çığlığındır,
cesedin...
varlığının yegane kanıtı..!
28.12.2013
bi toz zerresi olman gerekir!
sessiz sedasız, gitmen gerekir!
bıraktığın izdir aslolan,
varlığından ziyade!
bazen varlığın, yokluğundan değersizdir!
susman çığlığındır,
cesedin...
varlığının yegane kanıtı..!
28.12.2013
26 Eylül 2013 Perşembe
şiir 23913
biliyorum.
bi tek sen yanacaksın en derinden!
çünkü bi tek çocuklar sever,
ama'sız...
biliyorum.
bi tek senin gözlerin yollarıma bakacak!
çünkü bi tek çocuklar bekler,
gelmeyeceğini bile bile beklediğinin...
biliyorum.
bi tek sen kızacaksın bu şiire,
çünkü bi tek senin payına düştü en çaresiz yıllarım!
gözümün nuru!
o minik ellerini her tuttuğumda içimi eriten,
bana yitirdiğim sevinçlerimi getiren!
kızım!
kocaman yürekli,
küçük kızım...
büyüme sakın!
boyun uzasın,
yaşın artsın...
ama yıllar seni benden alamasın!
biliyorum...
bi tek sen "ne güzel adamdı babam" diyeceksin!
çünkü bi tek çocuklar masallara inanır...
27.09.2013
bi tek sen yanacaksın en derinden!
çünkü bi tek çocuklar sever,
ama'sız...
biliyorum.
bi tek senin gözlerin yollarıma bakacak!
çünkü bi tek çocuklar bekler,
gelmeyeceğini bile bile beklediğinin...
biliyorum.
bi tek sen kızacaksın bu şiire,
çünkü bi tek senin payına düştü en çaresiz yıllarım!
gözümün nuru!
o minik ellerini her tuttuğumda içimi eriten,
bana yitirdiğim sevinçlerimi getiren!
kızım!
kocaman yürekli,
küçük kızım...
büyüme sakın!
boyun uzasın,
yaşın artsın...
ama yıllar seni benden alamasın!
biliyorum...
bi tek sen "ne güzel adamdı babam" diyeceksin!
çünkü bi tek çocuklar masallara inanır...
27.09.2013
12 Eylül 2013 Perşembe
şiir 13913
ellerim,
el gibi...
saçlarım,
beyazladı seyreldi.
ama şimdi çok değerli!
boyum uzadı,
tenim çiçeklendi,
nefesim tazelendi!
hele burnum!
bu aralar öyle güzel ki...
gene beni mi düşünüyorsun sen..?
13.09.2013
30 Ağustos 2013 Cuma
şiir 99999
ölesim var bu akşam,
sessizce
ve
en hızlısından...
kimse öldüğümü anlamadan,
sktir olup gidesim var!
olur ya bazen böyle...
hani yol da biter, benzin de.
gıkımı çıkarmadan,
bi köşede bitesim var!
tükendi umutlarım,
iyice alıştım artık.
iflah olmaz bu kafa,
ne çare var, ne şifa...
şu hastalıklı ruhumu,
dipsiz bi kuyuya itesim var!
bulamadım eşini...
en çok da sevişini,
özledim be anne!
bi gün pat diye çıkıp,
sana gelesim var.
bir yudum suyumdun,
belki de en kötü huyumdun.
baktım olacak gibi değil.
kalbimi ikiye bölesim var!
ağrıyan yarısını kedilere,
ağlayan yarısını sevgiliye veresim var.
senden vazgeçmek mi..?
olur mu sevgili..!
kendime fena halde,
eziyet edesim var.
26.08.2013
sessizce
ve
en hızlısından...
kimse öldüğümü anlamadan,
sktir olup gidesim var!
olur ya bazen böyle...
hani yol da biter, benzin de.
gıkımı çıkarmadan,
bi köşede bitesim var!
tükendi umutlarım,
iyice alıştım artık.
iflah olmaz bu kafa,
ne çare var, ne şifa...
şu hastalıklı ruhumu,
dipsiz bi kuyuya itesim var!
bulamadım eşini...
en çok da sevişini,
özledim be anne!
bi gün pat diye çıkıp,
sana gelesim var.
bir yudum suyumdun,
belki de en kötü huyumdun.
baktım olacak gibi değil.
kalbimi ikiye bölesim var!
ağrıyan yarısını kedilere,
ağlayan yarısını sevgiliye veresim var.
senden vazgeçmek mi..?
olur mu sevgili..!
kendime fena halde,
eziyet edesim var.
26.08.2013
24 Ağustos 2013 Cumartesi
şiir 71182
kanlı ellerinle söküp attığından beri kalbimi,
aklım konuşuyor içimde!
yerine koyduğum ucube
pek de ahmak!
kocaman bir yalanı sevip durdu,
mutlu olduğunu sanarak.
kaybettiğim onurumu
ve
açıklayamadığım bu durumu,
aklımla yaşatıyorum kendimden utanarak.
kurguladığım onca filme inat,
çıkmıyor o sahne bu hikayeden...
hatta yerine yenileri ekleniyor.
geride bana bıraktığın bu aptal yürek,
artık sadece yalanları seviyor!
onu...
ancak aklımla karıştırıp,
kendi gözlerimle nasırlaştırıp,
küllenmeyen ateşlerde pişiriyorum..
tükettiğim sevdalara
ve
kuruttuğum gözyaşlarıma yanıyorum,
içim sızlayarak..!
tepeden tırnağa iğrenerek baktığım suratım,
tükürüldükçe yüzsüzleşiyor!
aklıma danıştıkça,
zavallı ucubem benden uzaklaşıyor...
şimdi elimde kocaman bi yalnızlık,
tam sol yanımda çivili bi kazık,
kendi mihracıma çıkıyorum...
sevgili yalanım içimde,
her gün aynı biçimde,
kaçtığım ateşe yeniden düşüyorum!
kaç kez kapanacak son perde..?
kaç kez inecek bu "son" darbe..?
o diil de...
akıl,
bu şiirin neresinde..?
25.08.2013
aklım konuşuyor içimde!
yerine koyduğum ucube
pek de ahmak!
kocaman bir yalanı sevip durdu,
mutlu olduğunu sanarak.
kaybettiğim onurumu
ve
açıklayamadığım bu durumu,
aklımla yaşatıyorum kendimden utanarak.
kurguladığım onca filme inat,
çıkmıyor o sahne bu hikayeden...
hatta yerine yenileri ekleniyor.
geride bana bıraktığın bu aptal yürek,
artık sadece yalanları seviyor!
onu...
ancak aklımla karıştırıp,
kendi gözlerimle nasırlaştırıp,
küllenmeyen ateşlerde pişiriyorum..
tükettiğim sevdalara
ve
kuruttuğum gözyaşlarıma yanıyorum,
içim sızlayarak..!
tepeden tırnağa iğrenerek baktığım suratım,
tükürüldükçe yüzsüzleşiyor!
aklıma danıştıkça,
zavallı ucubem benden uzaklaşıyor...
şimdi elimde kocaman bi yalnızlık,
tam sol yanımda çivili bi kazık,
kendi mihracıma çıkıyorum...
sevgili yalanım içimde,
her gün aynı biçimde,
kaçtığım ateşe yeniden düşüyorum!
kaç kez kapanacak son perde..?
kaç kez inecek bu "son" darbe..?
o diil de...
akıl,
bu şiirin neresinde..?
25.08.2013
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)